Monthly Archives: Temmuz 2014

Sırtçantasıyla Balkanlar Gezimizde Son Duraklar: Belgrad ve Sofya

Standard

13 – 15.05.2013

İtiraf etmeliyim ki Balkanlar gezimizin son durakları olan ve görmeyi gerçekten merakla beklediğim Belgrad ve Sofya şehirlerini ne yazık ki bir sırtçantalıya yakışacak şekilde hakkını vererek gezemedim. Bu gezi sırasında 4 aylık hamile olmama rağmen neye güvenerek yaptığımı hala bilemediğim Saraybosna – Belgrad arası gece otobüsü yolculuğunun bünyemde yarattığı sarsıntı beni gezinin son iki durağında yavaşlayıp çoğunlukla hostelda dinlenmeye mecbur etti. Kendime not: Hamileyken de sırtçantalı geziler yaparım derken abartıp çok eski ve konforsuz bir gece otobüsünde sabaha kadar, minicik koltuğa tüneyip sarsıla sarsıla ve mola bile vermeden yolculuk yapmak akıl işi değilmiş. Neyse, hamileyken sırtçantasıyla seyahat konulu bir blog yazısı yazmayı planlıyorum zaten, bu konulara o zaman detaylıca değinirim.

Gelelim Belgrad ve Sofya’dan izlenimlere ve yapılacaklar görülecekler listesine:

Belgrad’da ana tren istasyonuna yakın ama sakin bir ara sokakta çok güzel bir hostelde kaldık: Hostel 40 Garden Park. Hostel fiyatına bir butik oteldi burası bizim için adeta. Güzel, sessiz bir avlunun içinde, güleryüzlü ve yardımsever personeli olan, teraslı balkonlu, odaları çok temiz ve genel atmosferi hoş ve rahat olan bir hostel burası. Biz iki kişilik oda istedik ama hostel boş olduğu için 4 kişilik geniş bir odayı sadece bize aynı fiyata verdiler, internet erişimi dahil gecelik fiyat 20 Euro. Çok memnun kaldık biz buradan, tavsiye ediyorum: www.hostel40.net

Belgrad’daki ilk günümde bu şehri biraz soğuk ve sevimsiz buldum nedense. Yorgunluğumun ve yağmurlu gri havanın bunda etkisi olsa gerek. Yıkık dökük binalar, soğuk ve gri caddeler, kalabalık bir büyük şehir. İlk gün ben günün çoğunu uyuyarak geçirirken, Til www.belgradewalkingtours.com adresinde (link şu an için çalışmıyor, umarım geçici bir sorundur ve bu turlar halen devam ediyordur) görebileceğiniz “Underground Secrets of Belgrade (Belgrad’ın Yeraltı Sırları)” isimli tura katıldı ve turu oldukça ilginç buldu. Akşam yemeğini Skadarska bölgesindeki Guli Pizzeria’da yedik. Pizzalar fena değildi ama benim bu güne ait favori lezzetim şehir merkezindeki sokak standlarında satılan patlamış mısırlar oldu!

Belgrad sokakları

Belgrad sokakları

İkinci günümüzde dinlenmiş bir şekilde şehir sokaklarına çıkıp güneşi de görünce keyfimiz yerine geldi ve Belgrad’ı seviverdik. Öncelikle üç saatlik bir ücretsiz şehir turuna katıldık ve çok memnun kaldık. Yine yukarıda bahsettiğim linkten ulaşabileceğiniz “Downtown Walking Tour” seçeneği bu ücretsiz tur. Tur sonunda, eğer memnun kalırsanız tabii, rehberinize bahşiş veriyorsunuz, gönlünüzden ne koparsa. Aslında bu ücretsiz şehir turları Avrupa’nın pek çok şehrinde yapılıyor, daha önce de Berlin’de ve Hvar’da denemiş ve her seferinde memnun kalmıştık. Bir sonraki durağımız olan Sofya’da da bu tura katıldık nitekim. Belgrad turundaki rehberimiz çok bilgili ve ilgiliydi, hatta bize ikram etmek üzere yanında annesinin yaptığı özel bir Sırp reçeli ve geleneksel Sırp içkisi olan rakija getirmiş. Üç saatlik tur boyunca şehrin en önemli tarihi ve turistik noktalarını gördükten sonra ben biraz dinlenirken Til “House of Flowers’ isimli Tito’nun mezar anıtının ve bir komunist müzesinin bulunduğu mekanı ziyaret etti. Pek bilgilendirici ve ilginç bulmamış burayı.

Belgrad şehir surları

Belgrad şehir surları

Şehir surlarının yanındaki parktan manzara

Şehir surlarının yanındaki parktan manzara

Şehir turu grubumuz (Hayır, ortadaki süper kahraman rehberimiz değil :) )

Şehir turu grubumuz (Hayır, ortadaki süper kahraman rehberimiz değil 🙂 )

Bizi Belgrad’dan Sofya’ya götürecek gece trenimize binmeden önce son durağımız Belgrad’daki Nikola Tesla Müzesi oldu. Özellikle fizikle ve bilimle ilgilenenlere kesinlikle öneriyorum bu müzeyi. Bence çağının en büyük mucitlerinden olan dahi fizikçi ve mühendis Tesla’nın ilginç buluşlarını, geliştirdiği cihazların modellerini görebilir, hatta kimileriyle interaktif deneyler yapabilirsiniz.

Tesla müzesindeki deneylerimiz 1

Tesla müzesindeki deneylerimiz 1

Tesla müzesindeki deneylerimiz 2

Tesla müzesindeki deneylerimiz 2

Hamile halimle ne işim var diyerek ben pek oralı olmadım ama Belgrad’a kadar gitmişken meşhur gece eğlence hayatını deneyimlemeden dönenleri ayıplıyorlar anladığım kadarıyla. Avrupa’nın son yıllardaki gözde parti şehirlerinden biri haline gelmiş burası. Her keseye ve zevke uygun barlar, gece kulüpleri var. Meraklısına duyurulur 🙂

Balkan turumuzun son durağı olan Sofya’ya sabah saatlerinde varıp aynı günün akşamı yine trenle buradan ayrıldık. Bu sebeple Sofya’da sadece yarım günümüz vardı geçirecek. Tabii bu yarım günü en verimli şekilde geçirmenin kolay yolu yine bir ücretsiz şehir turu yapmak oldu. Buradaki tur ve rehberden de memnun kaldık. Bir kaç saat içinde bize şehir merkezindeki pek çok tarihi yeri gezdirip bilgiler verdi. Böyle yuvarlak konuşup tarihi mekanların isimlerini ve detaylı bilgi veremediğim için tekrar kendimi ayıplıyorum. Dediğim gibi bu son iki şehirde yorgunluk ve hormonlar ağır basıp gezgin ve blogger ruhumu geri plana itmişti. Size Sofya için bizim katıldığımız ücretsiz turun linkini vereyim ve bir kaç da fotoğraf paylaşayım en azından 🙂 www.freesofiatour.com

Sofya

Sofya

Sofya

Sofya

Böylece Sırtçantasıyla Balkanlar serimizin sonuna geldik. Yakında yeni bir yazı dizisi başlıyor, takipte kalınız efendim: 6 aylık bebek ile çadırlı, kamplı, vahşi doğalı Amerika turu! 🙂

 

 

19 Mayıs Tatilinde Yine Yeşil Yine Mavi… Yedigöller-Sapanca-Maşukiye

Standard

Konuk Yazar: Ceren Aydın

Tekrar merhaba,

19 Mayıs tatilinin üçüncü gününde göle doyduk.

YEDİGÖLLER

 

Yedigöller Yolu

Yedigöller Yolu

Şimdi bu Yedigöller denen yerin yolu bozukluğuyla meşhur. Bir yol var ama en azından deyip geçiyoruz, biz ne bozuk yollar gördük değil mi ya? Gerçi gece etrafta sıfır aydınlatma olduğu için gerçekten korkutabilir. İsteyenler için minibüsler var zaten anladığım kadarıyla Mengen ve Bolu’dan.

Yine Bolu il sınırı içerisinde. Milli park statüsünde. Yine her mevsim ayrı güzel, yine piknik cenneti, kısaca başlığımız gibi yine yeşil yine mavi. Bu yedi göl heyelanlar sonucu oluşmuş, isimleri sağdan baş sayıyorum: Büyükgöl, Küçükgöl, Nazlıgöl, Sazlıgöl, İncegöl, Seringöl, Deringöl.

Barakadan yedi gölün ikisi görünüyor

Barakadan yedi gölün ikisi görünüyor

Göllere 10-15 kilometre mesafede yol üzerinde seyir alanı ve baraka var. Yolun kenarında durup yokuş yukarı bir 5-10 dakika tırmandıktan sonra ulaşıyorsunuz, gölleri tepeden görüyorsunuz. Ama ne yazık ki o patikayı gösteren herhangi bir işaret vs olmadığı için tekrar kendi başıma gitsem bulamam herhalde.

Yukarıdaki fotoğrafta görebileceğiniz gibi göllerin etrafı dağlarla çevrili. Bolu Dağları ve Köroğlu Dağları.

İşte şirin barakamız

İşte şirin barakamız

Göl no:1

Göl no:1

Gelelim göllere. Göllerin hikayesini okudum bir yerlerde, neymiş efendim bu yedigölün bulunduğu yere 7 evli çift gelmiş. Bunların her biri bir yere ayrılmış.Büyükgöl’ün olduğu yerde en büyük çift, Küçükgöl’ün olduğu yerde ise en küçük çift kamp yapmış. Sazlıgöl’de ise damat geline sürekli saz çaldığı için Sazlıgöl olmuş. Nazlıgöl’de de gelin damada sürekli naz yaparmış bu yüzden orası Nazlıgöl olmuş. Sabah bu 7 çiftin yerinde 7 tane göl varmış vs vs. Ee Serin göl, Derin göl, İnce göl derseniz bunlarla ilgili bir şey yazmıyordu, buna hikaye bulamamışlar. Serin hikaye (coolstorybro) diyoruz ve geçiyoruz.

Bu arada göllerle ilgili daha detaylı bilgi edinmek isterseniz ilgili link burada.

Kamp yapmak kesinlikle çok eğlenceli olur diye düşünüyorum, ama bütün nevaleyi yanınızda getirmekte fayda var, çünkü kilometrelerce mesafede tek bir büfe, market vs. yok.

Göl no:2

Göl no:2

İşte ömründe ilk kez göl gören insan :)

İşte ömründe ilk kez göl gören insan 🙂

Göl no:3

Göl no:3

Bu göllerin olduğu yerde bir de çeşme var efendim, dilek çeşmesi. Eğer dilek tutar ve bu çeşmede yan yana yedi musluktan da su içerseniz dileğiniz gerçek oluyormuş.

Dilek Yalağı – ay pardon çeşmesi

Dilek Yalağı – ay pardon çeşmesi

Nilüfer Çiçeği Göl no:4

Nilüfer çiçeği Göl no:4

Kamp ve Piknik alanları

Kamp ve piknik alanları

Yedigöller’de bungalovlar da varmış kalınabilen ama çadır çok daha mantıklı ve eğlenceli bir seçenek olarak görünüyor. Bu Ninja Kaplumbağalar çadırı benim favorimdi 🙂

Göl no:5 / Büyükgöl

Göl no:5 / Büyükgöl

Büyükgöl en popüler olanı, piknik masaları vs ağırlıklı burada, etrafını da yarım saatte yürüyebiliyorsunuz.

Bütün gölleri şöyle bir görmek ve parkta biraz dolaşmak yaklaşık 2-3 saat kadar sürüyor, planlamayı buna göre yapmakta fayda var.

MAŞUKİYE

Maşukiye dönüş yolumuz üzerinde uğrayıp akşam yemeği yediğimiz yer oldu. İstanbul’a 1.5 saat mesafede. İsmi tabi ki aşık anlamındaki Maşuk’tan geliyor.

Burada irili, ufaklı, genelde alkolsüz bir sürü alabalık yenen yer var. Özellikle kiremitte alabalık ve kiremitte mantar yeniyor, buranın raconu bu şekilde. Zaten buraya Alabalık Vadisi deniyor. Biz Akasya Restaurant’ta yedik, genel olarak güzeldi, kiremitte balık, mantar 12 TL örneğin.

Saklıbahçe de güzelmiş diye duydum. Ama artık Saklıbahçe adından da gak demedik mi? Vedat Özdemiroğlu’nun da dediği gibi: Azalarak bitsin. Bir de sabah saatlerinde geliniyorsa serpme kahvaltı var.

yedigoller12

Yemyeşil, ferah, sebze meyve bol..

Yemyeşil, ferah, sebze meyve bol..

Yine kışın gidilirse biraz ilerisinde Kartepe var, kayak yapmak isteyenler için, kalacak yerler de mevcut.

Bir de burada bütün sokak isimleri çiçek şeklindeymiş, menekşe, papatya gibi.

SAPANCA

Son durağımız da Sapanca’ydı. Göl etrafında kısa bir yürüyüş yaptık açıkçası, bu yüzden yazabileceğim çok fazla bir şey yok ama genel olarak Sapanca’da herkes kendi evinde kalır diye biliyorum. Kalınacak bir sürü yer var tabi de burada da bir arkadaşın evine gidilir, sonra da civarda piknik yapılır ya da evde yenir, neyse bu benim bildiğim tabi.

yedigoller14

Sapanca Gölü

Sapanca Gölü

Ve bir geziyi daha böylece bitirdik.

Herkese iyi gezmeler.

Twitter: @cerenayayay
Instagram: gezcerengez