Tag Archives: York

Mayısta York 2 : Yorkshire

Standard

Konuk Yazar: Ceren Aydın Topkaya

York’ta ikinci günümüz. Bir önceki yazı için buraya buyrunuz lütfen.

Sabah güzel bir kahvaltı edip yola çıktık, arabayla 30 dakika mesafedeki Knaresborough ilk durağımız.

Knaresborough Kalesi

Knaresborough Kalesi

Buraya özellikle bayıldık, kaleden aşağı doğru merdivenler iniyor, ve nehir kenarında super bir yere çıkıyorsunuz.

Knaresborough Riverside

Knaresborough Riverside

Kesinlikle müthiş bir yer, yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz Nidd nehrinin sağ tarafında yürüyüş yapıyorsunuz, cafelerde publarda oturup bir şeyler yiyip içiyorsunuz, isterseniz nehirde kayıkla geziyorsunuz (2-3 kişilik, saati kişi başı 6 pound)
Knaresborough kasabasına trenle de gelebiliyorsunuz.

Biz öğle yemeğimizi nehir kenarında değil de yukarıda Market Place diye geçen merkezinde,The Market Tavern’da yedik, gayet güzeldi.

Nehirde kayık keyfi :)

Nehirde kayık keyfi 🙂

Köprünün öbür tarafına geçtiğinizde de Mother Shipton Mağarasına girebilirsiniz, yine kişi başı 6 pound. Biz ilk başta anlamadık, upuzun bir mağara var içinde yürüyoruz sandık, oysa ki nehrin öbür tarafında açık havada yürüdük aslında, yolun sonuna kadar, güzel bir park gibi bir yer yapmışlar, ve mağara giriş ücretini ödemeden giremiyorsunuz, 1-2 km kadar yürüyorsunuz yolun sonuna kadar, yolda sağlı sollu ağaçlardan yaptıkları heykeller vs var. Yolun sonunda da “Petrifying Well” dedikleri yer ve mağara var. Şimdi tamam park çok güzel, Petrifying Well kısmını da ben ingilizce türkçe çeviride kaçırdım, çok korkutucu bir kuyu var, işte biz dibine ineceğiz, ordan yukarı bakacağız falan sandım, oysa ki burasıymış:

Petrifying Well

Petrifying Well

Şimdi petrify aslında kelime anlamı olarak taşlaşmak da demek, meğer burda bir su varmış, oraya konulan eşyalar suyun yapısı gereği taşlaşırmış, yukarıda gördüğünüz bisiklet vs gibi, tabi benim yaşadığım şoku tahmin edersiniz 🙂

Mother Shipton olayına ve mağarasına ise hiç girmiyorum, sinirlerim bozuluyor, küçücük bir oyuk iste demek istiyorum.
Bu teyzem kahinmiş, buranın Nostradamus’u gibi biri, öngürüleri tutmuş vs. Beni cidden hiç açmadı, ama park kısmı çok güzeldi.

Ha bir de burası İngiltere’nin en eski turist atraksiyonuymuş, 1630’dan beri açıkmış, ilahi İngilizler deyip geçiyorum.

http://www.mothershipton.co.uk

York2_5

Oradan sonra Ripley kasabasına geçtik, burada çok vakit harcamadık, belki bir saat. Çok güzel bir dondurmacısı var orada dondurma yedik, sonra da Ripley Castle etrafında yürüyüş yaptık, zaten kale harici küçük bir yer. Kalesi de içi ve parkı gezmek için 10 pound ödemeniz gereken bir yer. Özellıkle düğünler için çok populer bir yermiş anladığım kadarıyla, kale günlük kiralanabiliyor. Açılış saatleri gününe göre fark edebiliyor, önceden kontrol etmek gerekebilir.

http://www.ripleycastle.co.uk

Ripley Bölgesi

Ripley Bölgesi

Ripley Kalesi

Ripley Kalesi

Son durağımız da Pateley Bridge denen kasaba oldu, ve bir günde genel olarak Yorkshire bölgesinin Nidderdale denen kısmını az da olsa gezmiş olduk. Burada önemli olan nokta kasabalar arasında uzanan yollarda gezebilmek, çünkü özellikle country denen kırsal kesimi bu sayede görebiliyorsunuz.

Pateley Brigde

Pateley Brigde

Pateley Kasabası

Pateley Kasabası

York yakınlarında gezilebilecek diğer yerler de 20 mil mesafedeki Leeds şehri, 40 mil mesafedeki Castle Howard, North York Moors National park ve kuzeyde 50 mil mesafedeki Scarborough.

Scarborough zenginlerin gittiği deniz kenarında güzel bir kasabaymış ama yolu biraz bozukmuş, ek olarak daha da kuzeye gitmek bizim yolumuzu iyice uzatırdı, e hava daha tam deniz havası da değil, istemedik o yüzden.

Castle Howard özellikle çok güzel görünüyordu, bir günümüz daha olsaydı mutlaka giderdik, ancak içini ayrı gezmek, bahçesini ayrı gezmek gerekiyor, o da 4-5 saat gerektiriyor sonuçta. Giriş ücreti 15 pound, 10.00 – 17.00 arası açık.

http://www.castlehoward.co.uk

York2_10

Yorkshire kırsal bir bölge, hep otlayan koyunlar ve tarlalar yol manzaranız oluyor.

Benden şimdilik bu kadar.

Herkese iyi gezmeler..

Twitter: @cerenayayay
Instagram: gezcerengez

Reklamlar

Mayısta York 1

Standard

Konuk Yazar: Ceren Aydın Topkaya

Herkese merhaba,

Mayıs başında 2 günlük bir York tatili yaptık 4 kişi. Ilk gün York şehrini, ikinci gün de etrafını gezdik, notları da toparladım, buyrunuz efendim.

York içinde Ouse ve Foss nehirleri kıvrıla kıvrıla gidiyor

York içinde Ouse ve Foss nehirleri kıvrıla kıvrıla gidiyor

York İngiltere’nin kuzeyinde kalan küçük ama çok popüler turistik bir bölge, Amerika’daki New York’a adını vermiş yer ne de olsa. Biz Bristol’dan arabayla 4.5 saatte geldik. Trenle Londra’dan, Birmingham’dan ve bir çok merkezi noktadan ulaşabilirsiniz.

York1_2

York’ta ilk yapılan aktivite şehri çepeçevre saran surları (York city walls diye geçiyor) gezmek. Yaklaşık 1 saatte gezebilirsiniz. Aralarda merdivenler de var, istediğiniz yerde merdivenlerle şehrin sokaklarına karışabilirsiniz.

York1_3

Biz once York Brewery’e baktık, ne yazık ki resmi tatil dıye kapalıydı, bira yapımı ve tadımı vardı. İlgilenenler için 8 pound, belli saatleri var o yüzden önceden bakın.

http://www.york-brewery.co.uk/Tours

Unutmadan, burası V for Vendetta filmine de konu olan Guy Fawkes’ın memleketi.

Ayrıcaaaa ünlü aktris Judi Dench de York asıllı.

http://www.visityork.org

York1_4

Madem bira içemiyoruz o zaman trenleri görelim dedik ve National Railway Museum’u gezdik. Ücretsiz bir müze, içinde 10-15 farklı tren var, yemek yenecek yerler var vs, ama vaktiniz kısıtlıysa değmeyebilir.

http://www.nrm.org.uk

York Minster

York Minster

York Minster York’un katedrali, dışı da içi de güzel. Ilk 600’lü yıllarda yapılmaya başlanmış, sonra 1200-1300 gibi ek kulelerle tamamlanmış. Roma imparatoru Konstantin’i 306 yılında imparator olarak kabul etmişler bu yüzden katedralin hemen yanında bir de Konstantin heykeli var.

Burada biraz York tarihinden de bahsedeyim. İlk Romalılar buraya gelmiş, MS 71 yılında ve şehre Eboracum demişler. Sonra sırasıyla Anglo saksonlar ve Vikingler şehre gelmişler. Hatta şehirde bir Viking Müzesi var. Jorvik (şehrin Viking dönemindeki adı—York adı da bundan geliyor) Viking Center diye geçiyor, merkezde yine, ama giriş ücreti 10 pound gibi bir şeydi, bize de fazla geldi 🙂 Merak edenler için http://www.jorvik-viking-centre.co.uk

Sonraki dönemler de Norman dönemi, Tudor dönemi, Gregoryan Dönemi ve Viktoryan Dönemi olarak geçiyor. Ingiltere tairihinde önemli bir yeri olan Güller Savaşı (War of Roses) yine bu bölgede.

Dean’s Park ve arkada York Minster

Dean’s Park ve arkada York Minster

York’un tarihi dışında sokakları da çok güzel. Ozellikle Shambles dedikleri bölge, özellikle Coppergate, Castlegate, Stonegate, Swinegate vb diye geçiyor. Burada gate demek sokak demek, bar demek de kapı demek. Mesela biz şehre Mickelgate Bar’dan girdik, bu Mickel Sokağına açılan kapı demek 🙂

The Shambles Bölgesi

The Shambles Bölgesi

York Sokakları

York Sokakları

York’ta görülecek bir başka yer de Clifford’s Tower.

Şehirde otobüs ve yürüyüş turları da yapılıyor. Otobüs gereksiz ama tarhi bilgi de veren yürüyüş turları için buraya bakılabilir:
http://avgyork.co.uk/?page_id=17

Ek olarak nehir turları da var.

Bir de York Dungeons ve Ghost Hunt of York diye korkutucu olduğunu iddia eden yerler de var ama çok eğlenceli olmaz diye düşünerek onları da es geçtik.

http://www.ghosthunt.co.uk

http://www.thedungeons.com

Clifford’s Tower

Clifford’s Tower

York’la ilgili şöyle genel bir eleştirimiz oldu, şehirde biraz abartı  var. Mesela Tren Müzesi hemen kendini World’s Greatest Railway Museum diye satıyor, ya da bir kartpostalda gördük, üzerinde curiosities of York yazıyordu, ve kırmızı bir şeytan heykeli vardı, ben tutturdum gidelim diye, bir gittik gördük, dedik herhalde bu değil 🙂 Çünkü gerçekten çok gereksiz ve muhtemelen hiç bir önemi  olmayan küçücük bir şeydi. Ve bunun gibi bir sürü şey, yani demem odur ki bazı yerlerde gereksiz beklentiye girmeyin, benim gibi hayal kırıklığına uğramayın.

Işte meşhuuuur şeytan

Işte meşhuuuur şeytan

Bank Holiday/resmi tatil olmasından dolayı her yer doluydu, yemek ve pub için bir sürü yer not almıştım, ama hiç birine gidemedik, öğle yemeğini Shambles’da Shambles pub’da yedik, akşam yemeğini de normalde Delrio’s diye bir italyan restoranında yiyecektik, orda yer olmayınca otel yolunda Lo Spuntino’da yedik, bence fena değildi.

Pub olarak bir tek Artful Dodger deneyebildiğim, duvarlarındaki graffitiler enteresandı.

Not aldıklarım da şöyle: Sea Catcher, York Tap, Ye Old Starre Inn (en eski pub), House of Trembling Madness, The Nook, Ye Old Shambles Tavern, The Maltings, Black Swan Inn. Ek olarak isteyene Kapadokya Türk restoranı da mevcut.

Sokakların birinde gördüğümüz dövme stüdyosu, ve camında devrim zamanı..

Sokakların birinde gördüğümüz dövme stüdyosu, ve camında devrim zamanı..

Gece merkeze 10 dakika yürüme mesafesinde olan Wheatlands Lodge Hotel’de kaldık, booking.com üzerinden ayarladık. Gecelik 2 kişi oda fiyatı 70 pound gibi bir şeydi, personelin ve müşterilerin yaş ortalaması yüksekti, bir de otelde çılgın bir Laurel & Hardy biblo koleksiyonu vardı, yüzlerce diyebilirim. Biraz garipti açıkçası, ama kahvaltı da oda da gayet iyiydi. Bir de York’ta at yarışları yapılıyor, otel de at yarışlarının yapıldığı yerin hemen yanında, meraklısına 🙂

Benden şimdilik bu kadar. Sırada Yorkshire Bölgesi var.

Herkese iyi gezmeler..

Twitter: @cerenayayay
Instagram: gezcerengez