Category Archives: Konuk Yazarlar

Yılbaşının En Görkemli Kutlandığı Şehirler

Standard

Konuk Yazar: Tuğçe Yılmaz

Yeni yıl için geri sayım başladı. Bu sene 31 Aralık’ın Pazartesiye denk gelmesi ile dört günlük bir tatil oluştu. Peki bu dört günlük dönemi yurtdışında değerlendirmek istemez misiniz?

Dünya’nın dört bir yanında yeni yıl kutlamaları için hazırlıklar başladı. Bu yılbaşında siz nerede olmak istersiniz? İşte yılbaşının en görkemli kutlandığı şehirler…

Siesta Yerine Fiesta, İşte Barcelona… 

Noel tatili İspanya’da 24 Aralık’ta başlıyor ve 6 Ocak’a kadar devam ediyor. İspanyollar ise bu dönemi Navidad olarak adlandırıyorlar. İspanya’da yeniyıl kutlamaları aile ve arkadaşların bir araya toplanması ile yenilen büyük bir yemek ve şarap ile başlıyor. Bu buluşmalar genellikle evlerde yapılsa da, buluşmalarını meşhur Katalan mekanlarında ya da lüks restoranlarda kutlayanlar da var.

Yılbaşı gecesi saat on ikiyi gösterdiğinde, İspanyolların yıllardır devam eden bir geleneği ile tanışacaksınız. Saat tam on ikide İspanyollar ağızlarına bir düzine yani tam on iki tane üzüm atıyorlar. Buna da “iyi şans üzümü” diyorlar. Bir sonraki sene bolluk ve bereket istiyorsanız yanınıza on iki üzüm tanesi almayı unutmayın.

Son üzüm tanesi de yutulduktan sonra tüm Barselonalılar LasRamblas caddesinde ya da Gotik Meydanda toplanıyor. Çevredeki eğlence mekanlardan sokağa taşan müzik ile eğlence sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor.

Hogmanay Şenlikleri ve Edinburg…

Tek gün değil dört gün dört gece şenlik var. İskoçlar bu dört gün dört gece süren kutlamalara Hogmanay Şenlikleri diyorlar. Tam bir karnaval havasında geçen kutlamaların vazgeçilmezleri geçit törenleri, konserler, havai fişek gösterileri ve tabii ki sokak partileri.

Edinburg’da eğer bir evde yılbaşı kutlamasına katıldıysanız saat tam gece yarısı kapı zilinin çalacağından emin olabilirsiniz. Neden mi? Eski bir Britanya geleneğine göre yeni yılda bir kapının eşiğinden adımını atan ilk kişi yeni senede bolluk ve bereket içerisinde yaşıyor. Buna da ilk ayak anlamına gelen “First-foot” diyorlar.

Edinburg

Edinburg

Romantik Bir Yılbaşı için Prag…

Zarif süslemelerin renklendirdiği tarihi doku arasında Prag sokaklarında yeni yıla merhaba demeye ne dersiniz?

Çek Cumhuriyet’inde yeni yıl kutlamaları biraz daha geleneksel. Hıristiyan kültüründe “Silvester” olarak bilinen yılbaşı arefesinde aile ve arkadaşlarla bir araya gelip, yemek yemek, şarap ve şampanya içmek bir gelenek. Prag’da bu geleneği kentin simgesel yapısı Charles köprüsü üzerinde patlayan havai fişeklerin altında gerçekleştiriyorlar. Ortaya da tarifi zor bir ambians çıkmış oluyor.

Prag’da son moda yeni yıl kutlamaları ise elinizde içki kadehleriniz ve atıştırmalıklarınızla, tarihi sokaklarda dolaşarak kalabalığa karışmak.

Gözler Times Meydanında…

New York şüphesiz ki yeni yılın en görkemli kutlandığı şehirlerden biri. En kalabalık yeri mi? Tabii ki Times Meydanı. 1907 senesinden beri her sene yıl başında Times Meydanındaki bir binanın tepesinden aşağıya dev kristal bir top indirilir. New Yorklular bu geleneğe “Ball-Drop” derler. Kristal top, yeni yıla geri sayımın başlaması ile birlikte aşağıya doğru indirilmeye başlanır. İndirilirken arkada bırakılan senenin neonları sönerken yeni seneninki yanmaya başlar. Bu gösteri süresince Times Meydanındaki herkes bu kristale odaklanır.

Times meydanındaki coşkuyu arttıran şey elbette ki sadece bu gösteri değil. Ünlü şarkıcı ve grupların verdiği konserler, havai fişek gösterileri, konfeti gösterileri sabahın ilk ışıklarına kadar devam eder.

Ama şunu da unutmamak gerekir ki, yoğun güvenlik önlemleri nedeni ile eğer gösteriyi izlemek istiyorsanız en geç saat 20:00’de meydanda olmalısınız. Ancak eğer yeni yılı Times meydanında yer alan restoranlardan birinde geçirecekseniz. Rezervasyon biletiniz ile istediğiniz saatte polis kordonunu geçerek meydana giriş yapabilirsiniz.

Meydanda içki şişesi ile dolaşmak yasak. Bu dönemde en fazla dikkat etmeniz gereken şey iste -10 derecelere kadar düşen hava sıcaklığında dışarına meydan da olacaksanız, çok sıkı giyinmelisiniz.

Manhattan

Manhattan

Rio’da Samba ile Yeni Yıla Merhaba…

Rio Karnavalı’nı aratmayacak kutlamalara hazır mısınız? O zaman yılbaşını Copacabana sahillerinde karşılamaya da hazırsınız demektir.

Copacabana sahilleri boyunca kutlanan “Reveillon, Brezilya’daki geleneklerin eklektik bir karışımı ile ortaya çıkıyor. Yerel halk ve turistlerin bir arada kutladığı yeni yıl festivalinde sahil boyunca enfes Brezilya yemeklerini tadarken, kendinizi Samba’nın sıcak ritmine kaptırabilir, havai fişek gösterilerini izleyebilirsiniz.

Brezilyalılar yeni yıl gecesi, günün ilk ışıklarına kadar içki içip dans ediyorlar. Kendinizi dans kokan ortama bırakabilir ya da lüks sahil otellerindeki yeni yıl partilerine katılabilirsiniz.

Ama en ilgi çekici olanı beyaz kıyafetleri içindeki insanların ellerinde taşıdıkları mumları inandıkları deniz tanrıçası Lemanja’ya sunma biçimleri. Adaklarını adadıkları gibi ufak ahşap teknelere koşuyorlar. Eğer tanrıça kendisine sunulan çiçek, parfüm gibi şeyleri içeren adaktan memnun kalırsa, tekne suya sürükleniyor ve adak Tanrıça tarafından kutsanmış oluyor.

Sidney’de Bikinili Kızlar ve Noel Baba Bir Arada…

Yaz günlerinde kutlanan yeni yıl, Noel Baba ile bikinili kızları bir araya getiriyor. Gerçi yazın ortasında kutlanan yılbaşı döneminde kenti süsleyen Noel Babalar, ren geyikleri, kar küreleri ve kızaklar biraz tezatlık oluştursa da kesinlikle ilgi çekici.

Her ne kadar halen çok kabul görmemiş ve yaygınlaşmış olmasa da yazlık kıyafetler içindeki Noel Babayı ve kızağını çeken kanguruları da başka bir yerde görme şansınız yok.

Kentin içinde her ara sokakta bir kutlama olsa da en görkemlisi Sidney Limanında gerçekleştiriliyor. Özellikle burada dünyaca meşhur havai fişek gösterilerini izleyebilirsiniz. Her sene farklı bir temamım işlendiği havai fişek gösterilerisadece gökyüzünü değil, yansımalarıyla okyanusu da renklendirir. Havai fişek gösterilerinin izlenebilmesi için pek çok cruise firması da o güne özel turlar düzenliyor.

Sidney’deki bir diğer Noel geleneği ise Melbourne’lu radyo programcısı Norman Banks’ın 1937 senesinde başlattığı CarolsbyCandlelight ilahi konserleri. Kentin en büyük açık alanlarında toplanan yüz bini aşkın Avusturalyalı ellerindeki mumlarla sahnedeki koronun söylediği ilahilere eşlik ederler. Bu sırada Noel Baba kılığına girmiş olan itfayecileraraçların sirenlerini çalarak, çocuklara şekerleme dağıtırlar.

Hiç Bitmeyen Partiler İçin Las Vegas…

24 saat parti ile yeni yılı kutlamak isteyenler için en doğru adreslerden birisi ise LasVegas. LasVegas’ta yeni yılda kutlanan sokak partilerinin yanı sıra, Luxor Otel, Mirage Otel, Venetian Otel gibi ünlü otellerin düzenlediği yılbaşı partilerine katılabilir ya da Casinolarda yeni yılın ilk şansını deneyebilirsiniz.

LasVegas’taki Havai fişek gösterisi de kentin yer yerinden görülebilecek nitelikte olup oldukça göz kamaştırıcıdır.

Las Vegas

Las Vegas

Trafalgar Meydanı, Londra…

Gece yarısına kadar süren sokak partileri eşliğinde kalabalıkla birlikte Trafalgar Meydanında Yeni yıla girmek Londra’da ki klasiklerden. Saat tam 24:00’ü gösterdiğinde Big Ben‘in çanları çaldığında ise bu kalabalık birbirleri ile öpüşerek yeni yıla merhaba der. Hiç tanımadığınız biri tarafında öpülmek istemiyorsanız, ya yanınızda sevdiğiniz biri olsun, ya da yavaşça oradan uzaklaşın.

LondonEye üzerinde gerçekleştirilen havai fişek gösterilerini izlemek istiyorsanız, Thames nehri kenarındaki yerini almalısınız.

Yılbaşında Londra’nın diğer kalabalık ve hareketli bölgeleri ise opera ve müzikallerin kalbi olan ConventGarden ve sokak sanatçıları, konserlerle dolup taşan Leicester Meydanı.

Paris, Tam Bir Görsel Şölen…

Tam bir Açıkhava müzesi olan Paris’te yeni yılı kutlamak için en ideal nokta Zafer Takı ile Concorde Meydanı’nı birbirine bağlayan Champs-Elysees’dir. Champs-Elysees ve kentin önemli tarihi yapıları, yılbaşı gününden 1 ay kadar önce kentin önde gelen sanatçıları tarafından süslenir, ışıklandırılır. 20 bin ampulle donatılmış olan Eyfel Kulesi’nin gece yarısısaat 01.00’de diğer ışıklandırmaları söndürülür. Sadece yanık kalan hareketli pırlanta renkli ışıklandırmaları farklı bir görsellik sunar.

Yılın bu döneminde kentte görsel bir şölen vardır. Champs-Elysees bulvarı ve Eyfel Kulesi çevresindeki meydanlar, yılbaşı akşamı saat 17.00’den sonra trafiğe kapatılır. Ve meydan insanlarla dolmaya başlar.

Yılbaşı gecesi oteller, barlar, restoranlar tam kapasite çalışır, meydanları ve bulvarı bu mekanlardan gelen müzik hareketlendirir.

Saat gece yarısı tam 12’de Trocadero Meydanı’ndaki Chaillot Sarayı’nın altından ve Eyfel Kulesi’nden muhteşem bir havai fişek gösterisi yapılır. Her sene yaklaşı 1,5 – 2 milyon kişi ChampsElysees’den ya da Eyfel kulesinin çevresinden bu gösteriyi izler.

Sokaklarda ellerinde şampanya, şarap ve viski şişeleri ile dolaşanlar, saat tam on ikide birbirlerini tanısın ya da tanımasın öpüşürler.

Paris’te eğer önceden rezervasyonunuz yoksa uzun süre restoran ve bar kapılarında beklemeyi göze almalısınız. Yılbaşı gecesi yapılabilecek bir diğer etkinlik ise Eyfel kulesi altından hareket eden ışıklandırılmış tekneler ile Seine nehrinde dolaşarak kentteki görsel şöleni izlemektir.

Moskova, Birbiri ile Yarışan Havai Fişek Gösterileri…

Rusya’da yeni kutlama hazırlıkları yaklaşık 20 gün önceden başlar. Yeni yıl gecesi ailece yenecek yemek büyük önem taşır. Saat 23:00 civarında sokaklar boştur. Herkes aileleri ile birlikte yemektedir. Gece yarısına 10 dakika kala, ekrana çıkan devlet Başkanı yeni yıl dileklerini iletir, halkın yeni yılını kutlar.

Saat tam 12’de asıl eğlence başlar. Milyonlarca havai fişek gökyüzünü renklere boyar. Bu sadece önemli meydanlarda değil, mahalle aralarında bile bir gelenektir. Her mahalle bir diğeri ile yarışır gibi havai fişek patlatır. Tabii en görkemlisi Kızıl Meydan’da yaşanır.

Kızıl Meydan’da ve sokaklarda içki içilmesi yasaklanmış olsa da, bu yasağa çok az kişi rağbet eder, içki su gibi akar. Rusların yeni yıl bayramı 10 gün sürer ve 9 Ocak’ta yeniden iş başı yaparlar.

Konuk yazarımız Tuğçe Yılmaz‘ın diğer gezi yazılarına Gezimanya.com adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Kategori:Konuk Yazarlar

Batı Karadeniz Turu 1: Sakarya-Akçakoca-Ereğli-Zonguldak

Standard

Konuk Yazar: Ceren Aydın

Herkese merhaba,

Daha önceki yazıları okuduysanız gördünüz, temmuzda yaptığımız Doğu Karadeniz turu notlarını sizlerle paylaşmıştık. Karadeniz’i o kadar beğendik ki bu kurban bayramında da (yani Ekim ayında) Batı Karadeniz’e gidelim dedik. Yok aslında tam olarak öyle olmadı, aylarca erkek arkadaşımın başının etini yedim Dubrovnik de Dubrovnik diye, ama kendisi ancak bayramdan bir hafta önce uygun oldu, o sırada da aradığım 76 seyahat acentesinde yer kalmamıştı, neyse, yine sinirleniyorum… Şaka bir yana, Karadeniz bu mevsimde yağmurlu olur diye korkmuştuk, ancak gayet başarılı, güneşli, eğlenceli bir üç gün geçirdik.

Bu arada ilk defa bu gezide Doğu Karadeniz nerde başlar nerde biter, Batı Karadeniz nerde başlar nerde biter öğrendim. Tamamıyla coğrafi bir ayrım var, Sakarya-Kızılırmak arası Batı Karadeniz(Zonguldak, Karabük, Bartın, Sinop) Kızılırmak Melet ırmağı arası Orta Karadeniz (Samsun,Ordu) ve Melet’den sonrası yani Trabzon,Rize, Artvin, Giresun ve Batum Doğu Karadeniz oluyor.

Gezimiz Sakarya, Akçakoca, Kastamonu, Safranbolu ve muhteşem Amasra’yı kapsıyor ve üç günlük bir gezi, ancak paylaşacak çok fotoğraf, anlatacak çok yer var, 5 sayı çıkar, başlayalım mı?

İlk durağımız Sakarya’ya bağlı, Sakarya nehrinin denize açıldığı noktada bulunan Yenimahalle ilçesi. Bu arada Sakarya nehrinin tam 840 km uzunlukta olduğunu biliyor muydunuz? Sakarya isminin nereden geldiği ile ilgili de iki farklı bilgi var, birincisi nehrin eski adının Sargaros nehri olmasından, diğeri ise Sakar Dede türbesinden olduğu yönünde.

Yenimahalle

Yenimahalle

Burası küçük bir balıkçı kasabası, uzun bir sahili var, bu yüzden yazları kalabalık olurmuş, ama asıl enteresan şey nehirdeki yan yatmış ve batmak üzere olan gemi! Zamanında İstanbul’da bu gemiye uyuşturucu baskını yapılmış, sonra da buraya çekilmiş. İlgilenilmeyince su almış, yavaş yavaş batıyormuş.

Sonrasında gördüğümüz yer Acarlar Longoz’u diye geçiyor. Longoz ne demek diye sorduysanız benim gibi, hemen söyleyeyim görmedikçe gözünüzde pek bir şey canlanmayacak. Su basan orman demekmiş efendim, evet canlandırın hayalinizde bakalım. Burada da kendisi…

Longoz

Longoz

Bu enteresan bir doğa olayı, kavak ağaçları, söğüt ağaçları sularla kaplı, sel basmamış hayır, hep böylelermiş. Ve o nilüferler…

Longozda gezen deniz bisikleti

Longozda gezen deniz bisikleti

Yaklaşık 2 kilometre, isteyen longoz içinde deniz bisikleti kullanabilir, 10 dakikalık tekne turu da yapılabiliyor. Biz tekne turu yaparken burası yeterince derin midir diye düşündük, sonra derindir herhalde dedik geçtik. Her taraf ördek dolu. Yine yürüyüş yapmak da mümkün, ayrıca yanında güzel bir restoran da var.

Sıra geldi Akçakoca’ya. Akçakoca Düzce’nin bir ilçesi, eski adı Diapolis. Sonra Osmanlı döneminde Akçakoca Bey burayı alınca Orhan Bey de onun adını veriyor.

Akçakoca’yı da genel olarak hoş buldum, emekli kasabası deriz ya öyle biraz, ama mavi bayraklı plajına geleceğim bir gün tekrar. Sende yüzeceğim Akçakoca!!

Akçakoca plaj

Akçakoca plaj

Bu plajın yanında bir de kalesi var, daha doğrusu kale kalıntısı. Ceneviz Kalesi diye geçiyor. Şehre ve denize hakim bir yerde yapılmış.

Ceneviz Kalesi

Ceneviz Kalesi

Kalenin içi piknik alanı, mesire yeri. Çay bahçesi vs var, bir de dilek kuyusu, kuyunun dibinde bir sütun, sütunun üstünde de bir çanak var. Yukarıdan çanağın içine bozuk para atıyorsunuz, çanağı tutturursanız dileğiniz gerçek oluyor..muş..

Dilek kuyusu

Dilek kuyusu

Ceneviz kalesinden görünen manzara

Ceneviz kalesinden görünen manzara

Akçakoca Merkez Cami’ne hem otantik hem modern olabildiği için bayıldım. 90’larda yapılmış, 2004’te açılmış. Özelliği Selçuklularda kullanılan, sekizgen köşeler üstüne oturtulmuş otağ çadırlarından esinlenilmesi.

Akçakoca Merkez Cami

Akçakoca Merkez Cami

Caminin içi de çok hoş, havadar. İçinde hiç kolon yok ve tam 5000 kişilik. Burada caminin minarı Ergün Subaşı’ya selam yolluyorum.

Merkez Cami içi

Merkez Cami içi

Kalacak yer olarak birçok apart ve pansiyon var, bir de yeni Diapolis oteli açılmış.

Günün sonunda Zonguldak’a geçecektik, yaklaşık bir buçuk saat sürüyor. Arada Ereğli’den de geçtik, önce Ereğli.

Ereğli kelimesi Heraklia’dan geliyormuş, yani Herkül. Hatta mitolojide bahsi geçen cehennem ağzı mağarası da burda, ama biz göremedik.

Ereğli tam bir sanayi kasabası, Erdemir’in burada olması kasaba halkı için çok önemli, çünkü ya Erdemir’e çalışıyorlar, ya Erdemir’de çalışıyorlar.(Klişeye gel)

Erdemir

Erdemir

Ereğli’nin modern çilek heykeli, dikkatli bakarsanız yansıma görebilirsiniz, otobüsün içinden çektiğim için fotoğrafı. Bu yansımayı nasıl silebileceğimi bilen varsa lütfen yorum yazsın.

Ereğli’nin modern çilek heykeli, dikkatli bakarsanız yansıma görebilirsiniz, otobüsün içinden çektiğim için fotoğrafı. Bu yansımayı nasıl silebileceğimi bilen varsa lütfen yorum yazsın.

Ve son durağımız Zonguldak. Zonguldak taaa MÖ 2500 ’lerde kurulmuş. Frigler, Persler ve sonrasında Büyük İskender dönemleri olmuş. Zongalık (sazlık, bataklık demek) sonrasında Zoguldak oluyor.

Zonguldak’taki kömürün hikayesini de merak edenler için yazmak istiyorum. İnce Memed’in teknesi fırtınada batıyor, kayalıklara çıkıyor, ordaki kayaları birbirine sürtünce yandıklaarını görüp padişah 2. Mahmud’a haber veriyor. Böylece taş kömürü bulunmuş oluyor. Tabi bizde onları işleyecek teknoloji ne gezer, Belçikalı ve Fransız uzmanlar getirtiyorlar. Hatta burdaki madeni keşfedenler Mondros Anlaşması sonrası buraya bela oluyorlar, işgal ediyorlar burayı, ama Kuva-yi Milliye engel oluyor.

Akşam üstü Zonguldak, bir de şu kamyon olmasa.

Akşam üstü Zonguldak, bir de şu kamyon olmasa.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Yazan: Ceren Aydın